manera.az
manera.az

Gün işığım - Humay Yılmazın hekayəsi

📅 22.09.2018 18:13

Gün işığım - Humay Yılmazın hekayəsi
Güneş rengi örülmüş uzun saçlarını ve çiçek bahçesinde koşarken ki halini hala hatırlıyorum . Küçüklüğüm ,gençliğim olmuştu benim. Hayata onun kadar güzel bakmış , kendimden büyük hayaller kurmuştum.

Bir gün eşim, dostum,yol yoldaşım olacaktı. Dünyayı gezemesek te memleketi karış karış dolaşacaktık onunla. En sevdiği çiçekleri bahçede yetiştirip , en sevdiği renge boyayacaktım yuvamızı. Belki çocuklarımız olacaktı, güzelliyini annelerinden alacak, babaları kadar da zevkli olacaktı.

Küçük köyün garibanlarıydık aslında. Askerlik dönemi geldiğinde elimizde kına ,ana hayırduasıyla düştük yola. Bir köşede sessizce beni izliyordu. Gözleri dolmuştu, benim de kalbim kan ağlıyordu. Onca zamanı onsuz ,uzakta düşünemiyordum. Giderken mendilini kalbimin üzerindeki cebime dikmiştim,hala saklıyorum.

Günler yıl gibi,aylar asırlar gibi geçip gitmişti asker ocağında.Elimde bir kaç mektuptan başka bir şey yoktu. Ailemden de son zamanlar haber alamamıştım. İçimdeki endişe gecelerimi kabusa çevirmişti. Neyseki şafak günü yakındı. Vatana hizmetimi bitirip bir an önce evime ,aileme , yarime kavuşacaktım. Kendimce gider gitmez ,fazla uzatmadan yüzüğü takıp düğün hazırlıklarına başlarız diye plan yapmıştım. Tabi sen saydığını say...
Kuş misali uçarak vardım evime. Dünyalar benim olmuştu sanki. Gelen giden o kadar çoktu ki ,kafamızı kaşıyacak fırsat bile bulamamıştık.Gözlerim onu arıyordu. Her evden çıktığımda validem ''oğlum ,nereye? Misafir var ayıp olur bak'' diyerek durdurmuştu beni.

İlk fırsatta evlerinin yolunu tuttum.Bizim zamanlarda telefon yoktu ki, yerden küçük bir taş aldıp camına fırlattım. Işığı yanmıyordu. Gizlice dolandım evin diğer tarafına. Anne babası yer sofrasında yemek yiyordu. O yoktu,sanki hiç olmamıştı. Kendimce belki halasında kalmıştır dedim.Ama içime bir ateş düştü o an. Koşarak eve döndüm,kapıyı açan annem yüzüme dikkatle baktı ve '' Oğlum, hele otur şöyle'' dediğinde felaketimi anladım.
Meğer ben gelmeden üç ay önce evlenmiş,yuva kurmuş . Aklım durdu, dünyam başıma yıkıldı. Annem uzun uzun birşeyler anlatmaya çalışıyorken,onun bunu yaptığına hiç inanamamıştım. Kime yar oldu yarim?!

Günlerce evden çıkmadığımı hatırlıyorum. Sonra bir gün yatağımın baş ucunda bir mektup buldum. Onun yazısıydı bu. Yırtıp atmak istesem de bir umut okumaya karar verdim.'' Yuvadan çıkarken son kez dönüp baktım, yoktun. Zaten sevmemişsin,gönül eğlendirmişsin meğer. Yine de sana kızmadım ,bilesin. Geldiğini duydum,hoş geldin. Artık yakındayken en uzağız. Elveda'' yazıyordu. Okudum,sabahtan geceye kadar okudum. Anlayamadım, kahrettim.

O günden 40 yıl geçip gitti. Evlendim ben de. Torun torbaya karışalı çok oldu. Gel gör ki hala içimde bir yerde hala onun adı var. Çok hastaymış, eşi de ölelei hayli oluyor. Kırgınlığımı bırakıp onu son kez görmeye gittim. Güneş saçlarına çoktan karlar yağmış, güzel yüzü solsa da hala güzeldi. Baş ucunda oturdum. Gözlerimden akan yaşı görünce o da ağladı. Ağlama ,dedi. 'Hatırlasana koşarşen ne çok düşerdik çocukken.O zaman da ağlardın sen. Belki gözümün biri görmediğindendi düşmelerim.''Konuşma,sus dedim.

Sustu, gözlerini kapattı. Melekler gibi uçtu göklere. Bana kısa bir mektup bırakarak gitti dünyamdan.
Yıllarca suçladığım o olmamalıymış meğer. Bir gözü kör olduğundanmış ayrılığımız,en yakınım annem bunu bana nasıl yapa bildi ?
Hiç anlamadılar oysa O olmadan ben ışığımı kaybetmiştim aslında.Kavuşamadığım gün ışığım...

Humay Yılmaz
Eylül 2018


Baxış sayı - 1 870 | Yüklənmə tarixi: 22.09.2018 18:13
OXŞAR XƏBƏRLƏR
TRİBUNA
XƏBƏR LENTİ
BÜTÜN XƏBƏRLƏR
TÜRK DÜNYASI
«     2026    »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031